Manastır kompleksinde yer alan yapılar

Günümüzde çok az kalıntısı görülebilen manastır kompleksinin ,birçok değişikliler geçirdiği biliniyor.Eski manastır ve kilise yapısının bir resmi ,bazı yayınlarda yer almıştır. Burada ,dikdörtgen bir üç kanatlı yapının yan diklemesinde bir başka iki katlı yapının yer aldığını bahçe içerisinde eğik damlı bazilika görünümündeki bir kilise yapısının varlığını gözlüyoruz.Bunun yanı sıra kompleksin 1914’teki durumunu gösteren resimde dört katlı uzun dikdörtgen bir yapının biraz ilerisinde kubbeli kilise yapısını ve hemen yanında bir başka yapının yer aldığını görmekteyiz.Yine 25. yıldönümü anı kitabında yer alan ve batıdaki bir tepeden alınan panoramasında,manastır kompleksinin , ortada kubbeli bir kilise yapısı ve onu üç yanından çevreleyen yapıtlarla bir bütün oluşturduğunu anlayıbil-mekteyiz.tepeden alınan bu resimde ayrıca köyün içerisindeki çok sayıda yapıya ilişkinde , bilgi sahibi olma olanağımız vardır.Manastırın son devrinin 25.yılının kutlandığı 1914 yılından hemen sonra ,orada yaşayanlar kendilerini Birinci Dünya Savaşı atmosferi içinde bulmuşlarsa da,manastırda 1922 yılına dek bazı görevlilerin nöbetçi olarak kaldıklarını ve manastır yapılarının bir yere dek işlevlerini sürdürdüklerini biliyoruz.Kayıtlara göre 1914 yılının yazında, manastır üyelerinden Rahip Sahak Odabaşyan, Erzincan’a doğru giderken, Şebinkarahisar yakınlarında öldürülür. Böylece I. Dünya Savaşı başlangıcında ,tarihsel manastır ilk kaybını vermiş olur.1915’te Osmanlı Devleti’nin aldığı kararla manastır kapatılırken, aralarında Dinsel Önderin de bulunduğu dinsel kişiler Konya’ya, bazı öğrenciler de İstanbul’a gönderilirler.Manastır ve Tanrıbilimi Okulunun doğal önderi olan Patrik Zaven Der Yeğyayan da Bağdat’a sürgüne gönderilir.
1918’den sonra Patriklik yeniden yapılandığında, Armaş manastırı içinde bir ziraat okulu açılır. Ancak 1922’de İzmir’deki Ermeni mahallelerinin yandığı büyük felaket ve İtilaf devletleri askerlerinin İstanbul’dan gitmeleri sonrasında, tüm Armaş halkı ,ayrıca müdür ve öğrencilerde köy ve manastırı bırakarak İstanbul’a sığınırlar.Bu bilgilerden manastır kompleksinin 1922 yılına dek sağlam bir şekilde ayakta kaldığı sonucunu çıkarıyoruz. Köy halkının terk etmesinin ardından Armaş’ta neler yaşandığını bilme sekte, 1924 ‘teki durumunu tarihlerde Yunanistan ve Bulgaristan’dan gelen göçmen vatandaş ve dostlarımızdan öğrenebiliyoruz.1974 ‘te tanışma olanağı bulduğumuz sayın ve rahmetli Yusuf Pala, bizleri kilisenin bulunduğu alana götürerek gençliğinde göçmen olarak buraya getirildiğinde tüm köyün yağma ve yangın geçirmiş olduğunu anlattı ve geniş bilgi sundu. Bir ara bizi bırakıp evine gitti ve döndüğünde ovucunda bulunan bir anıyı da bize armağan olarak sundu. Bu anısal küçük eşyayı yıkık ve yanmış bir evin içerisinde bulduğunu ve bu kadar yıldır sakladığını söyledi. Sonra da yok olmuş kilise yapısının kubbesinin ve çan kulesinin bulundukları göstererek, her bir bölümün çok harap olduğunu bu nedenle onarılmalarının olanak dışı olduğunu anladıklarından, tümünü de yıktıklarını ancak üç orijinal duvarın oldukça sağlam olduklarını gördüklerinden, bu duvarları koruyup bir yanına da yeni bir duvar örerek cami olarak ibadete yaraşır duruma getirdiklerini söyledi. Bu arada manastır kompleksinin tümünündü yok olduğunu,ancak üç katlı orijinal bir yapının kalmadığını da söyleyerek bizlere göstermiş oldu.Ne yazıktır ki , kilisenin bu orjınalüç duvarının da kullanıldığı bu cami 1994 yılında yıktırıldı.17 ağustos 1999 depreminde salt damı çökmüş olan okul yapısı ise 13 aralık 1999günü İzmit’ten gelen bir kaç yıkım aracı ile yıktırıldı. Yüzyılı aşkın süredir varlığını koruyan ,sadece 1914’e kadar değil Cumhuriyet döneminde de eğitim yaşamına katkıda bulunan tarihsel yapı böylece yok edildi.Günümüzde belde durumunda olan tarihsel Akmeşe’den şimdilik meydandaki tarihsel çeşme ,dere yanındaki su değirmeni Kırk şehitler su sarnıcının yıkıntısı, nice basılı yapıtlar üretilmiş olan basımevi yanında süslü ve yazılı bir çeşme taşı,bir kaç mezar taşı ve üstündeki yazıları pek okunmayan bir dibek taşı kalabilmiştir. anısal kitaplarda görülebilen manastır fırınıbulabilmek de olanak dışıdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: